arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘İletişim’

Kartvizit Anarşizmi !!!

Perşembe, 22 Oca 2009

Kartvizit, genel olarak sahibinin adı ve soyadı, bağlı bulunduğu kurum, unvanı ve iletişim bilgilerinin yer aldığı tasarımlardır. Kurumsal kimliğin ayrılmaz bir parçası olduğu için bu doğrultuda hazırlanmasında fayda vardır. Profesyonelliğin kısa bir ifadesidir. İş görüşmelerine başlamadan önce kartvizitlerin değişimi son derece önemlidir.  (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kartvizit )

Wiki’nin dediği gibi, kartvizitlerin değişimi son derece önemlidir ancak bunun da bir uygulama ritüeli olması gerekir. (Aslıdan vardır ama uygulanmaz ) Kartvizit netice de bir iletişim aracı, bu iletişim aracının etkin kullanılması gerekir. Diğer iletişim araçlarında olduğu gibi doğru kullanılmaz ise iletişim kazasına yol açılabilir. Hatta bir noktadan sonra anarşizmine yol açabilir.

kartvizit

Özellikle kalabalık etkinliklerde çoklu gruplar halinde tanışmalar yaşanır. Karşılaştığınız her gruptan herkes size kartvizit uzatırsa ne olacak?  Burada nasıl bir yol izlenmeli?

Bir grup halinde tanışma oluyorsa o grup içinden karşı taraf ile kim aynı düzeyde ise o kartvizit alışverişinde bulunmalıdır. Örneğin bir şirketin Genel Müdürü ile bir grup karşılaştı. O grubun içinde genel müdür varsa o kartvizit alışverişini yapmalıdır. Onun yanındaki pazarlama veya satış direktörleri de kartvizit uzatmamalıdır. Elbette uzatıldığı zaman kişi nezaketen kartvizitleri kabul etmek zorundadır. Fakat kartı alan kişi, genel müdür dışındaki kartları yırtıp atacaktır. Çünkü bir iletişim sağlamak istediği zaman o kart onun için yeterli olacaktır.

Bana kalırsa eşit düzeydeki karttan sonra uzatılan her kart, ilkinden sonraki her kartın iletişim değerini düşürüyor. Bu bir noktadan sonra ise negatif etkiye yol açabilir. Böyle bir etkiye yol açmamak için toplantılarda, kokteyllerde, yemeklerde vs. kartvizit kullanımına dikkat…

İletişim , ,

Pimi Çekilmiş İletişim Bombası…

Cumartesi, 10 Oca 2009

Krizin oluşturduğu gergin ortamda iş üretmek oldukça zor bir hal almaya başladı. Kiminle konuşsanız havalar nasıl, işler nasıl gidiyor gibi giriş cümleleri yerine kriz hepimizi vurdu, inanın… Diye devam eden cümlelerle konuşmalar başlıyor.
Böyle bir ortamda patronumla beraber bir iş üzerinde çalışırken iyice bunaldık ve hadi Starbucks’ta birer kahve içelim, işe orada devam ederiz dedik.

Kahvelerimizi aldık ve rahat koltuklara kurulduk. Hafif bir müzik, karamel kokulu sıcak bir kahve, hoş bir ortam da başladık çalışmaya


Her şey o kadar iyi giderken karşıda bir tabela dikkatimi çekti. Biz göz atınca inanamadım, hemen ağzımdan şunlar döküldü “ Global markaları da kendimize benzetiyoruz”.


Sol taraftaki panoda aynen şunlar yazıyor;
“Sayın Müşterilerimiz, özel eşyalarınız şahsi sorumluluğunuzdadır. Kaybolma ya da hırsızlık gibi zararlarda şirketimiz sorumluluk kabul etmemektedir”

Bu bir iletişim panosu, starbucks müşterilerine yani bize şunları söylüyor;
Ey müşteri, burası güvenli bir yer değildir.
Burada eşyalarınız kaybolabilir
Hırsızlık olabilir
Bu durum ise tamamen sizin sorununuz, biz sadece kahveyi satarız, paramızı alırız.

Global bir markanın bu tip bir iletişim hatasına düşmesi beni çok şaşırttı.
Bana kalırsa tam bir iletişim bombası, pimi çekilmiş vaziyette duvara asılmış. Oraya bakan her müşteriye yukarıdaki mesajları veriyor.
Starbucks marka departmanına, bu hatadan bir an evvel dönmelerini öneriyorum. Benden söylemesi…

Pazarlama , , ,